Tarih On Muharrem, Hicretin altmış birinci senesi. Yetmiş iki şehit, yetmiş iki yiğit, korku yok gözlerde, akıllarda dönmek yok. Hepsinde Peygamber izi, hepsi Peygamber çiçekleri. Zaman vakt-i hazan, vakt-i talan, zaman unutmayacak, unutturmayacak bu günü, ve dinmeyecek Kerbela'da başlayan, kanlarla yazılan, yürekleri dağlayan , yetmiş iki yiğide yakılan bu ağıt.
Yıkılsın Kûfe. Elleriyle yaktığı ateşe tutulsun. Soldurduğu her güle karşılık, bahçesindeki tüm gülleri solsun, Susuz kalsın Kerbela'da ve fıratta boğulsun.
Bu kızıllık nerden çıktı? Bu koku nerden? Fırat bugün daha bir deli, sanki haber var ötelerden. ve saat yaklaştı... ve o an yakındı... Hüseyin son birkez ehline bakındı. Peygamberin öptüğü o dudaklardan, hançervari birkaç cümle döküldü: "Gidin, sizler kurtarın kendinizi, dedem beni çağırıyor, babam beni çağırıyor." Tarih on muharrem, ve başladı yazmaya kalem. İlk ağıt Aliyyü'l-Ekbere, ilk cümleler ona, ilk mızrak ona. Kanla yazıldı ağıtlar birer birer, kanla boyandı yiğitler birer birer. Ey bembeyaz, ölüm kokulu Kerbela, Caferoğullarını nasıl aldın, nasıl da basıverdin hemen koynuna. Bu allık hiç yakıştı mı sana. Hiç yakıştı mı bu ihanet sana. Rengin solmayacak bunu asla unutma!
Hüseyin bir aslan yavrusu. Hüseyin ki kafirlerin kabusu. Teslim olmak, boyun eğmek yakışmaz ona, tıpkı dedesi gibi, babası gibi yaklaşamaz ona asla ölüm korkusu. Tek başına yetiyor baksanıza, tek başına bir ordu ama baksanıza merhametten yoksunlara ama baksanıza şu akılsızlara ve kerbelada kara dumanlar, hain bir pusu ve zaman dolmuştur artık kerbelada ölüm uykusu. Sükutun çığlığı, vuslat muştusu...
Zeynep'in çığlığı hala kulaklarda, feryadı gönülleri hala yakmakta: “Ey Muhammed’im! Ey Muhammed’im! Sana göklerdeki melekler salatü selam getiriyorlar. Hüseyin ise şu otsuz bozkır çölde Tozlara, topraklara, kanlara bulanmış, Azaları kesilmiş yatıyor. Ey muhammedim! senin kızların esir edilmiş, Zürriyetin hep öldürülmüş. Sabah yelleri onların üzerine toz toprak savuruyor.”
Ey zalimler topluluğu! Ey işe yaramazlar güruhu! Sinan'a haber salın, Yezid'e selam. Siz ey zalimler, siz kimsiniz? Siz hiçlikten öte birer hiçsiniz. Burada bir hüseyni kesip biçtiniz, peki binlerce hüseyni ne edeceksiniz? Biz ki er oğlu erleriz, bize korku yaraşmaz Kalırsak Zeynep gibi, gidersek Hüseyin gibi gideriz Ey kerbela selam sana, sana da selam. Ey sükûtun çığlığı, yetmiş iki ağıt kerbela.
Bu tema i-bob.de dizaynidir. Duzenlenmesi Ilyas Ucar tarafindan yapilmistir. | Altinda Ilyas Ucar yazan her yazi bana aittir. Bunlarin kaynak gosterilmeksizin paylasilmasi veya izinsiz alintilanmasi yasak ve 5846 Sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarinca Yasal isleme tabidir!