İslam Tarihi - Islamic History

Değerli ziyaretçilerimiz!

Sitemize artık www.islamtarihikaynaklari.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Hz. Peygamber’in (s.a.s) İnsanlara Yaklaşım Tarzı ve Bu Bağlamda Medine’ye Gelen Hey’etlerle Diyaloğu

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 
  • Bu makalede iki husus ele alınmaktadır. Birincisi, Hz. Peygamber'in insanlarla olan ilişkilerinde -sevgi, şefkat, sabır, misafirperverlik ve ikna gibi öne çıkan nebevi tavırlan, diğeri, Allah Rasulü'nün Medine'ye gelen elçilerle kurduğu diyaloglar ve onlara yaklaşım tarzıdır. Ayrıca bu çalışmada heyetlerle yapılan görüşmelerin, İslam' ın doğru anlaşılması ve kabulü açısından nasıl bir hayati önem taşıdığı üzerinde durulmaktadır.
  • Kur'an prensip olarak kimseye zor kullanarak tehditle din kabul ettirmeyi hedef almaz. Onun hedef ve maksadı kişilerin inançlarını, iradeleri doğrultusunda bir marifetlbilgi temeline oturtmaktır. Bunu gerçekleştirirken de bilgi aktarma ve yol gösterme misyonunu üstlenen kimselere, muhataplarına karşı tehdid ya da zor kullanma hakkı tanımaz.
  • Hz. Peygamber'in insanlarla Olan Münasebet Ve Diyaloglarında İkna Özelliği Yanında Öne Çıkan Diğer Temel Hususiyetleri: 1. Yaratılanı Yaratan'dan Ötürü Sevmesi, Yumuşak Söz ve Yumuşak Tavırla Hitap Etmesi, Müsamaha, Tahammül ve Sabır Göstermesi
  • Peygamberimiz'in (S. A.V) Hey' etler Yılında Gelen Elçilerle Diyaloğu: 1. Heyetlerin Gelmesi, Gelen heyetierin yoğunlaştığı yıl hicretin IX. yılıydı. Öyle ki bu yıla "Senetu'l-vufud: Heyetler yılı" denilmiştir. Medine'ye heyet gönderen kabile lerden bazılan şunlardır: Müzeyne, Temim, Tağlib, Fezare, Mürre, Kilab, Kinane, Eşca', Kinde, Sakif, Havlan, Cüheyne ve Necranlılar.
  • Hz. Peygamber'e gelen elçilerle resmi görüşmeleri Medinede Mescidin "üstüvanetu'l-vüfud: sefirler sütunu" adı verilen yerde yapılırdı.
  • Hz. Peygamber (s.a.s.), Medineye gelen elçileri ne maksatla gelirse gelsin, iyilikle karşılar, onlara daima mütebessim bir yüzle muamele eder ve onların incinmemesi için bütün arkadaşlarına da aynı şekilde davranmalarını emrederdi.
  • Allah Rasulü'nün heyetleri kabulde ve görüşmelerinde izlediği tutumu sekiz maddede sıralayabiliriz:
  • 1. Hz. Peygamber ile görüşmek üzere Medine'ye gelen heyetlere hangi inancı taşırlarsa taşısınlar, onlara değer verilirdi. Öyle ki bu heyetler ta şehrin hudutlarında karşılanırdı. Hz. Peygamberin yanına, onları karşılamak üzere bekleyen bir teşrifatçı ile gelirlerdi.
  • 2. Peygamberimiz elçileri kabul merasiminde temiz ve güzel elbiseler giydiği gibi, ashabının da aynı şekilde özel kıyafetler içinde olmasını emrederdi.
  • 3. Peygamberimiz kendi görüşünü beyan etmeden önce heyetierin görüş ve taleplerini dikkatle dinlerdi ve onlara mutlaka müslüman olmaları gerektiği istikametinde bir zorlamaya başvurmazdı. Allah Rasulü, dinde seçme hürriyetinin ifadesi olan "Dinde zorlama yoktur" ayetinin hükmünü uygulamaktaydı.
  • 4. Allah Rasulü gelen heyetiere yakın-uzak çeşitli bağları kullanarak yakınlık göstermiş, onlara iltifat etmiştir. Mesela, Beni Amir b. Sa'saa heyeti geldiğinde -ki bunlar da Adnan soyundan gelmekteydiler- "Siz kimsiniz diye sormuştu. Onlar "biz Amir b. Sa'saa oğullarıyız" deyince, "Hoş sefa geldiniz, siz benden ben de sizdenim" diye iltifat ederek onları onurlandırmıştır.
  • 5. Medineye gelen elçiler, suffe ve mescid yanında kurulan portatif misafırhanelerde (çadırlarda) veya sahabeden bu iş için uygun olanların evlerinde ağırlanıyordu. Bazen de Peygamberirniz'in, elçileri, -onların konumlarını da dikkate alarak- bizzat kendisinin ağırladığını görüyoruz.
  • 6. Bu görüşmelerde öne çıkan bir husus da Peygamberimizin o huzurun adabına riayet etmeyenlere karşı bile gösterdiği ince anlayışıydı. Heyetler içerisinde gelen temsilcilerden, bedevi tavırlar içinde söze başlayanlar da olabilmekteydi. Ama Peygamberimiz o yüce müsamahasıyla bir şey olmamış gibi onları dinlemeye çalışıyordu.
  • 7. Gelen heyetlerin İslam adına gönüllerini kazanma istikametinde Peygamberimiz'in diğer bir tavrı ise, onlan memleketlerine hediyelerle göndermiş olmasıydı. Bu türden uygulamalan ile onlan taltif ediyordu.
  • 8. Allah Rasulü, insanlarla diyalog kurabilmek için elinden gelen gayreti göstermiş ve bu kapıyı hep açık tutmuştur. Bunun son bir örneği de Necran'lı Hıristiyanlara ibadet etmeleri hususunda gösterdiği hoşgörüdür.
  • Heyetlerle yapılan bu görüşmeler, İslam'ın doğru anlaşılması ve kabulü açısından hayati önem taşımaktaydı ve bu yüzden büyük bir fırsattı. Heyetlerin kabileleri adına gelmeleri ise, büyük bir avantaj dı. Yüce bir ahlak üzerinde olan Allah Rasulü de, karşı tarafın tavrından kaynaklanan birkaç tatsız olay dışında, gelen heyetiere nebevt müsamaha ve misafırperverliğini göstermiş, onlara oldukça nazik davranıp değer vermiştir.

Öztürk, Yener, Hz. Peygamber’in (s.a.s) İnsanlara Yaklaşım Tarzı ve Bu Bağlamda Medine’ye Gelen Hey’etlerle Diyaloğu, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2009, cilt: XI, sayı: 1, s. 45-55.